Tag Archives for sorunlar

Buenos Aires Seyahati

Buenos Aires’te görülmesi gereken yerler hangileri?

Belkide sanatın Güney Amerika kıtasındaki bu şirin ülkesinin içindeki başkentte bulunan Buenos Aires’te en güzel tarihi dokusunun yansıtıldığı yerlerden bir tanesi geniş caddeleri, 500 yıllık mimari yapısından ve dokusundan bir şey kaybetmemiş binaları, opera binaları, eski şehri yani Kaminito denilen ilk olarak göçmenlerin gelip kurmuş oldukları; daha sonra Arjantinlilere bırakmış olduğu eski şehir, bunun yanı sıra ulusal tarih müzesi, modern sanat müzesi.

Şehrin içindeki o geniş caddenin üstüne kurulan parkları, ki bunun en ünlüsü Palermo Parkı, aynı zamanda tabiki Arjantin için vazgeçilmez isim olan Evaperon evi ve tabi ki Evaperon’un mezarı başlıca ziyaret edilmesi gereken yerlerden bir tanesi.

Ancak şunu unutmamak gerekir ki eğer sizler biraz şehrin dışına gitmek isterseniz size çok özel bir tavsiyem var; lütfen bir tren alıp önce o trenle hep birlikte San İsivro kasabasına uğrayalım.

Bu kasabadaki eski tarihi, el işi yapımlarını görelim. Ordan trenle Delta Tigre‘ye devam edelim, Delta Tigre’de inelim bir tekne alalım ve Delta Tigre’de  nehir boyunca o müstakil evlerin içerisindeki, tamamen karayla kesilen ilişkideki yaşamın farklı güzelliğini ve doğayla bütünleşen o hoş yaşamı hep birlikte görüp yaşayalım. O zaman Buenos Aires‘e gitmek için beklemeye bir an bile gerek yok.

Buenos Aires’e nasıl gidilir?

Uzun bir yolculuğu göze alıyorsunuz ama yalnızca Arjantin‘e ve Buenos Aires’e gitmiş olmak için değil. Yalnızca başlı başına oraya gitmek için bence gitmeyin. Bir Güney Amerika turu alın, içerisinde Arjantin ve Buenos Aires’i de görün.

Burada visesiz Türklerin belkide en kolay yaşayacağı, dünyadaki şehirlerden biri olan Buenos Aires’a gitmek için bir Paris’e kadar uzanalım, Paris’ten bir uçak alalım, bu uçakla 12-12.5 saat bir yol katetelim. Başkent Buenos Aires‘e inelim; yani güneşin şehrine.

Vizeye gerek olmadığı için pasaportumuzla direkt ülkeye girelim ve işte ondan sonra sokakta tango yapanlar, ülkenin 500 yıl geçmişindeki o geniş caddelerinde uzanan tarihi dokusuyla birlikte başlı başına yaşanması gereken tüm güzellikleri, bütün sanat eserlerini hep birlikte yaşamaya başlayalım. Ne kadar süre gerekli? Bana göre Buenos Aires’te dolu dolu 4 gün, yaşanması için en ideal süreç.

O zaman daha ne duruyorsunuz ki… Önce Güney Amerika’ya sonra Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e.

Buenos Aires’te nasıl bir yemek kültürü var?

Biz Türk halkı yemeğe çok düşkün insanlarız. Arjantin’e gittik, Buenos Aires’te aç kalırız diye bir kere hiç düşünmeyin. Çünkü Kordo Madeiro adlı bir liman var, bu limana varın 50′nin üstünde restoran; ama aklınıza ne geliyorsa. Benim tavsiyem sizlere öncelikle bir Arjantin et restoranına gitmeniz. Çünkü dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen bir servis var.

Nasıl bir servis bu? Bir kere etler tamemen sizin isteğiniz ağırlığın gramajına göre geliyor, bunlar 1 kilo, 350 gr diye değişiyor. Bu etler geldikten sonra masada özel bir mangalın üstünde, masaya koyuluyor ve bir nevi aslında bizim kendin pişir kendin ye tarzı restoranının içine taşınmış.

Bunun yanı sıra bir sistem daha eklemek gerekirse, yine etler büyük şişlerde Çulaskarya denen bir sistemle hayvanın değişik yerlerinden kesilen etler masalara geliyor ve hiç durmadan garsonlar tarafından o büyük şişlerden servis ediliyor. Ne zamana kadar siz masadaki dur işaretini kırmızıya çevirene kadar, yeşil daima devam. Deniz ürünü yok mu? Olmaz olur mu. İkinci planda da olsa deniz ürünleri de bir numara, ama benim tavsiyem dünyadaki en iyi et ürününü yiyebileceğiniz tek ülke ve şehir, Arjantin ve Buenos Aires.

Buenos Aires için tangonun önemi nedir?

Bir ülke hayal edin ki insanları sokaklarında bile 24 saat tangoyla yaşıyor. Hatta bazen yemiyor, içmiyor, yalnızca tango yapıyor. Hepimiz, “Papatya gibisin”, “Sevdim bir genç kadını” gibi şarkılarla ve o şarkılardan esinlenerek yapılan tango danslarıyla büyüdük; ama biliyor musunuz gerçek tango, hayatın bir kaynağı, yaşama kaynağı, nerede tabiki Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te.

Oraya vardığınız anda, daha uçaktan iner inmez, şehre ilk girdiğiniz an itibariyle sokakların her köşesinde, sokak tangocularını görmek, onları izlemek ve onlarla birlikte tango yapabilme şansına sahipsiniz.

Ama bunla da kalmaz, yetinmezseniz, hakkaten dünyanın en iyi tango danslarının yapıldığı bir gece klübüne gitmek istiyorsanız; o zaman size tek tavsiyem La Ventana adlı tango klübüne gitmeniz ve 150 yıllık bir şarap mahzeninde o inanılmaz ortamda, Arjantin’in en iyi orkestrası eşliğinde, inanılmaz tango dansçılarıyla birlikte bütün bir gece boyunca Arjantin’in ünlü şaraplarını yudumlayaraktan tangonun yaşamın neden bir parçası ve kaynağı olduğunu çok iyi bir şekilde damarlarınızda hissedebilirsiniz.

Buenos Aires’e yılın hangi döneminde gidilmeli?

Bir Buenos Aires seyahati düşündünüz, iklimine karar vermek istiyorsunuz. Cevap çok basit; bizler burada kış ayını yaşarken, orada insanlar yine yaz ayını yaşıyorlar. Kasım sonunda gidebilir; Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart hatta Nisan ortasına kadar günlük güneşlik bir ortamda yaşayabilirsiniz. Eğer Mayıs, Haziran ve ya Temmuz gibi gitmek istiyorsanız, yapacağınız tek şey bir şemsiye, bir yağmurluk.

Onun dışında çok fazla üşüyeceğiniz bir ortam yok. Ne de olsa bir Güney Amerika kıtası. O zaman siz siz olun, yazı yaşamak istiyorsanız, her ne kadar Buenos Aires’e deniz uzak olsada, içerisinde bir nehir mevcutsa da -Rio de La Plata adlı- bu yüzden denize gitmek için belli bir mesafe katetmek gerekiyor. O zaman isterseniz Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında da gidebilirsiniz ama yağmurda Buenos Aires bence pek tatlı olmaz.

Siz siz olun, bence gelin Aralık, Ocak, Şubat yada Mart aylarından birinde Güney Amerika’ya gitmişken, Buenos Aires’i ziyaret etme imkanına sahip olun.

Buenos Aires’ten neler alabiliriz?

Buenos Aires’te alışveriş yapmak istediniz. Hoş, her ne kadar bizde dericilik çok gelişmişse de, dünyada bana göre en gelişmiş, deri üzerine ürünlerin imal edildiği ürünlerin satıldığı ülke Arjantin, şehir de Buenos Aires ama yalnızca bununla da kalmıyor; eğer antika meraklısıysanız, bana göre dünyanın en ünlü, en değerli antikalarının satıldığı tek şehir yine Buenos Aires.

Neresi mi, Buenos Aires’te Santelmo mahallesine gidin, mahallenin başından sonuna kadar yürüyün, alabildiğince antikacılar sizleri bekliyor, içindeki o binlerce yıllık tarihi dokusundan hiç bir şey kaybetmeyen eşyalarıyla birlikte.

Buenos Aires’te ne tür sorunlar yaşanabilir?

Arjantin halkı belki de dünyada Türklere hem halk olarak, hem kişilik olarak, hem yapı olarak, hem de yüz şekli olarak en çok benzeyen insanlar. Erkekler; bıyıklarıyla, sakallarıyla, bıyıklarıyla, tespihleri hariç. Bayanları; güzellikleri, giyimleriyle birlikte, modernlikleriyle birlikte Türk halkına çok benziyor.

Ancak işte en büyük sorun kapkaç. Dünyanın her yerinde var ama burada Türklerin dikkat etmesi gereken en önemli husus, metroların çıkışlarındaki küçük kapkaçlar. Bu yüzden siz siz olun Buenos Aires sokaklarını dolaşırken, lütfen ziynet eşyalarınızı kesinlikle taşımayın, çok fazla para almayın yanınıza; çünkü metro çıkışlarındaki kapkaççılar cebinizdeki hatırı sayılır parayı almak için orada sizi bekliyor olacaklar.

Buenos aires gezisi için bunları söyleyebiliriz.

Paris Seyahati

Paris’te mutlaka görülmesi gereken yerler hangileridir?

Da Vinci Şifresi kitabı çıktığından beri insanlar Paris’e daha fazla ilgi göstermeye başladılar. Bazı insanlar, Da Vinci şifresinde bahsi geçen yerleri özellikle takip ediyorlar ve kendilerine ona göre bir rota oluşturuyorlar.

Gidilmesi gereken yerlerden birisi Şanzelize ki muhteşem bir bulvar. Şanzelize üzerinde yürüyüş yapıp, en azından alışveriş yapmasanız bile o görkemli mağazaların vitrinlerine gözatabilirsiniz. Bunun dışında Eyfel Kulesi‘ne çıkmak gerekiyor.

Eyfel Kulesi biliyorsunuz dünyanın en güzel yapılarından bir tanesi ve çok enteresan bir mimariye sahip. Tepesinden de muhteşem bir Paris manzarası var. Onun dışında sanata meraklı olan kişiler Orsay müzesine gidebilirler. Louvre Müzesi’ne gidebilirler. Louvre Müzesi‘nde özellikle Monalisa’yı görmek şart diye düşünüyorum. Leonardo Da Vinci’nin müthiş eseri. Bunun dışında Louvre Müzesi’nde binlerce eser var. Louvre müzesi dünyanın sayılı müzelerinden bir tanesi. Noterdam Katedrali de çok güzel. Noterdam Katedrali’ne de gidebilirsiniz.

Pompediu Kültür Merkezi değişik kültürel etkinliklerin yapıldığı bir yer. Orada da vakit geçirebilirsiniz. Monmart’a gidebilirsiniz daha bohem kısmıdır şehrin ve aynı zamanda Sakrekör dedikleri Kutsal Kalp Kilisesi de şehrin en güzel yerlerinden bir tanesi. Çok hoş da bir manzaraya sahip. Burası da görülmesi gereken yerlerden bir tanesi diye düşünüyorum.

Paris’te alışverişlerimizi nereden yapabiliriz?

Paris’te uygun fiyatta alışveriş yapmak mümkün. Özellikle sokak satıcılarında çok uygun şeyler bulabilirsiniz. Mesela sanata meraklıysanız sokakta tablo satanlar var, resim satanlar var ya da ufak sanat eserlerini halka sunanlar var belli bir ücret karşılığında.

Aynı zamanda Monmart’a gittiğinizde orda da sokak sanatçılarının eserlerini sattığını görebiliyorsunuz. Gayet uygun fiyatlarda sattığını görebiliyorsunuz.

Bunun dışında şehir merkezinden uzaklaştıkça daha uygun fiyatlı yerler bulmanız mümkün ve özellikle şehir dışındakilerdeki banliyölerdeki fiyatlar merkeze göre ucuz ve belli yerlerde haftanın belli günlerinde kurulan bit pazarları var. Bit pazarlarına gittiğinizde çok daha uygun alışveriş yapma imkanına sahipsiniz.

Paris pahalı bir şehir mi?

Paris pahalı bir şehir çünkü dünyanın en fazla tusrist gelen şehirlerinden bir tanesi. 25 milyon civarında turist geliyor. O yüzden Fransızların özellikle Parizyen dedikleri parislilerin burnu biraz havada. Onun için güzel bir bütçeyle gitmenizi tavsiye ederim.

En az bin Euro ya  yakın para lazım size. Eğer iyi restaurantlarda yemek yemek istiyorsanız, alışverişte yapmak istiyorsanız lapayet tarzı büyük mağazalarda paraya ihtiyacınız var. Yazla kış arasında çok büyük fiyat farklılıkları olmuyor çünkü neredeyse yaz kış herzaman şehri dolduruyoarlar.

Parise gideceğiniz zaman bir seyahat acentasını tercih etmeniz avantajınıza olabilir. Onların bağlantıları dolayısıyla fiyatları çok daha uygun olabilir yada internetten kendiniz oda ayırtabilirsiniz. Otel fiyatları genellikle yüksek ama şehir merkezinden uzaklaştıkça otel fiyatları düşüyor. Aynı zamanda yıldız sayısı düştükçe bunun fiyatlara etkiside olabiliyor.

Pariste yapacağınız extra turlar için paraya ihtiyacınız var. Müze girişleri için birçok güzel müzeler var. Müze de Orsay bunlardan bir tanesi. Ru müzesini tabiki hiçbir şekilde atlamamak gerekiyor.

Aynı zamanda bir kanal turu yapabilirsiniz Sen nehri üzerinde.Bunun isterseniz gece yapılanlarıda var yemekli olarak. Bunun için de belli bir parayı ki yemekli olduğu zaman doksanbeş Euro civarında tutuyor, onu yapabilirsiniz.

Disneyland var çok yakında gidebileceğiniz özellikle çocuklarınızla gittiğinizde görmeniz gereken yerlerden bir tanesi. Oraya gidebilirsiniz. Bunlarda beraberinde belli maliyetleri getiriyor. Eğer gece hayatına düşkünseniz çok güzel showların yapıldığı yerlerde Pariste mevcut.

Paris seyahatinde karşılaşabileceğimiz sorunlar nelerdir?

Fransızlar çok şövenist insanlar çünkü halen dünyanın en büyük ülkesinin kendi ülkesi olduğuna inanıyorlar. O yüzden de bu şövenizm dolayısıyla kendi dilleri dışında fazla dil konuşmuyorlar. Biliyorsunuz 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında Fransızca dünyanın egemen diliymiş fakat yerini İngilizceye kaptırmış ama fransızlar bunu bir türlü kabullenemiyorlar. Benim bu konuda şahsi bir tecrübem olmuştu.

Fransızca bilmediğim için ve konuştuğum kişi bana ingilizce bildiği halde fransızca cevap verdiği için bir keresinde Londra trenini kaçırmıştım. Bir sonraki terini beklemek zorunda kalmıştım. Gerçi bu genelleme herkes için geçerli değil ama maalesef fransızca bilmediğiniz zaman lisan problemi yaşayabiliyorsunuz her nekadar senede 25 milyon kişi gelsede. Bunun dışında her büyük şehirde olduğu gibi yankesicilik olayları görülebiliyor. Özellikle kalabalık yerlerde dikkatli olmakta fayda var.

Paris’e Türkiye’den nasıl gidilir?

Parise yaklaşık 3 – 3.5 saatlik uçuşla ulaşmak mümkün.Paris’e çok sayıda bağlantı mevcut. Türk hava yollarıyla airfransa ile gidebilirsiniz aynı zamanda çarta şirketlerininde Paris’e yolculukları, uçuşları bulunuyor. Yaz aylarında Türkiye’nin farklı şehirlerinden Paris’e direk uçuşlar da gerçekleştiriliyor. Paris’e yada Fransa’ya gitmeniz için schengen vizesine sahip olmanız yeterli. İlk giriş noktanız eğer Paris olucaksa bu vizeyi Fransız konsolosluğundan yada Ankaradaki büyük elçilikten almak mümkün.

Paris’te nerede kalabiliriz?

Paris’te eğer şehir merkezinde kalırsanız fiyatlar gerçekten çok yüksek onun için de şehir merkezinden biraz daha uzak yerleri tercih edebilirsiniz. En azından bütçesi kısıtlı olanlar bunu yapmak durumunda kalabilirler.

Paris’te çok güzel bir metro ağı var. İnanılmaz başarılı bir metro ağı var. Çok sayıda hat bulunuyor metro ağında ve dolayısıyla da şehir merkezinden uzak kalsanız bile şehir merkezine metro sayesinde çok daha çabuk ulaşmanız,çok daha kısa sürede ulaşmanız sözkonusu olabiliyor. O yüzden metroyu mümkün olduğu kadar  çok kullanmanızı tavsiye ederim.

Şehir merkezinin biraz dışında kaldığınız zaman yüzde elliye varan rakamlarla karşılaşabilirsiniz.Özellikle konaklama hizmetleri açısından çünkü gerçekten ciddi fiyat farkları olabiliyor. Nedenine gelince de merkezdeki otellere çok büyük talep var gelen turist sayısı çok fazla olduğu için.

Paris’in iklimi nasıldır?

Bana göre en güzel Paris bahar zamanı gidilmesi gereken bir yer. Özellikle nisan sonu mayıs başı gibi gittiğinizde hertaraf yemyeşil oluyor çünkü Paris parkları çok olan bir şehir ve baharın o güzelliklerini Paris’te yaşamak çok keyifli olabilir. Özellikle sevgilinizi götürmek istiyorsanız ve bu ayları seçerseniz ilişkinize çok büyük katkısı olabiliceğini düşünüyorum.

Yazın çok sıcak olabiliyor ve aynı zamanda çok da kalabalık olabiliyor çünkü çok ciddi sayıda turist geldiği için etraf turistten geçilmiyor. Onun için bahar aylarını tercih etmeniz bir avantaj olabilir. Kışın giderseniz de kışın baya soğuk bi şehir o yüzden de daha ziyade kapalı alanlarda ki çok fazla alternatif var. Vakit geçirmek lazım ama ocak, şubat ayları gibi gittiğinizde baya bi donabilirsiniz.

Yazın çok sıcak olabiliyor, kışında çok soğuk olabiliyor onun içinde  tedbirli olmakta fayda var ve tatil tercihinizi ona göre belirlemekte yarar var.