Category Archives for Avrupa Seyahati

İsveç Seyahati

İsveç seyahati pahalı olur mu?

İsveç pahalı bir ülke. Özellikle kısıtlı bir bütçeye sahipseniz çok pahalı bir ülke. Gençler ziyaret etmek isterlerse hosteller var, hostellerde kalabilirler. Aynı zamanda İnterrail dedikleri bu bileti alarak çok uygun fiyata trenleri kullanabilirler. Sadece Avrupa genelinde değil ayrıca İsveç’te de ve daha uygun fiyatta tatil yapabilirler ama restaurantlara gittiğinizde özellikle Stockholm gibi büyük bir şehirde fiyatlar baya yüksek. Fiyatı 20 Euro dan başlıyor.

Buz bara giderseniz ve içki alırsanız orda da ödemeniz gereken para yine 20 Euro civarında. Ortalama yaklaşık bir rakam vermek gerekirse günde yaklaşık 200 Euro civarında bir paraya ihtiyacınız var. Eğer güzel bir otelde ki çok lüks bir otelden bahsetmiyorum üç yıldızlı bir otel standartlarından bahsediyorum kalmak ve dışarda yemek yemek isterseniz.

İsveç’te tatil rotamız nasıl olmalı?

İsveç’e kadar gidiyorsanız muhakkak başkenti görmeniz gerekir ki bana göre Stockholm’u ki bana göre dünyanın en muhteşem yerlerinden bir tanesi fakat tabii ki yazın güzel olan bir Stockholm fotoşehir. Eğer İsveç’e yolunuz düşerse kuzeye de çıkmakta fayda var. Özellikle en kuzeye gittiğinizde Aurora Borealis dedikleri kuzey ışıkları var, çok enteresan ışıklar.

Onları görme şansını yakalayabiliyorsunuz ayrıca kuzeye gittiğinizde günün çok daha uzadığını neredeyse günün 24 sate çıktığını görüyorsunuz yaz aylarında. Stockholm yakınında yerler görmek istiyorsanız Upsala gidilecek yerlerden bir tanesi.

Bunun dışında eğer Kopenhag’a yolunuz düştüyse Kopenhag’ın bulunduğu yerde Oresent denizinin üstünde bir köprü var; Oresent köprüsü ordanda İsveç’in üçüncü büyük şehri olan Malmeo şehrine geçme şansınız var. Bi de İsveç’in çok güzel bir adası var; Vizbi adası, eğer yeterli zamanınız varsa Vizbi adası da tavsiye ediceğim yerlerden bir tanesi.

İsveç’in kuzeyinde aynı zamanda Buz otel bulunuyor. Buz Otel’in özelliği her sene kış ayında yapılıyor olması. Yaklaşık 4000 ton buz kullanıyorlar ve bahar aylarında eriyor ve bir sonraki sezon tekrardan yapıyorlar.

Eğer Buz otele gidicek vaktiniz yoksa başkent Stockholm’de buz bar bulunuyor, buz bara gidip orada 45 dakika kalabiliyorsunuz. Özel giyisiler veriyorlar size, o otelinde havasını buz barda  solumuş olabiliyorsunuz.

İsveç’e ulaşım nasıl olur?

Stockholm’e direkt Türk Hava Yolları ile İstanbul üzerinden uçabilirsiniz. Bunun dışında Avrupa’nın diğer değişik ülkelerinden bağlantılı uçuşlarlada gitmek mümkün. Aynı zamanda baltık turları yapan çok güzel gemiler var. Gemi yolculukları esnasında İsveç’i ziyaret etmek mümkün ve daha ziyade bu baltık turları esnasında Stockholm de ve Vizbi şehirlerinde duruluyor bazen Malmeo de de durulduğu oluyor.

Denizden gelmek en güzel yol çünkü 24,000 adanın arasından ki seğrederek ki bu adaların yaklaşık 1,500′ünde yerleşim var. Her taraf yemyeşil muhteşem bir coğrafyanın eşliğinde girebiliyorsunuz şehir merkezine.

İsveç’in iklimi nasıldır?

İsveç’in soğuk bir iklimi var. Özellikle kışın hava çok soğuk ve aynı zamanda da karanlık bir havası var. Çok kuzeyde kaldığı için diğer İskandinavya ülkelerinde olduğu gibi ve dolayısıyla kışın gittiğinizde hava 10.00 gibi aydınlanır gibi oluyor ama çok fazla güneş yok sadece bir aydınlanma olayı söz konusu. Saat üç gibi de tekrar kararıyor; Yani günün büyük bir kısmını karanlıkta geçiriyorsunuz.

Yazın ise bunun tamamen tersi söz konusu ve beyaz geceler dedikleri olay görülüyor ve beyaz gecelerde de günler uzuyor ve yukarıdaki bölümlerde, kuzey bölümlerinde ülkenin 24 saate kadar çıkabiliyor günler.

Kışın da bunun tam tersi sözkonusu, karanlıkta kalabiliyorsunuz. Tavsiye edebileceğim zaman dilimi haziran, temmuz, ağustos ayları. Özellikle haziranda gittiğinizde bütün İskandinavya genelinde olduğu gibi İsveçte de özel şenlikler yapılabiliyor. Biliyorsunuz haziran ayı günün en uzun olduğu ay; o yüzden de orta yaz bayramı yapıyorlar ve bunu kutluyorlar.

İsveç’te nasıl alışveriş yapabiliriz?

İsveçten ağırlıklı olarak cam eşyalar alabilirsiniz çünkü cam eşyalar konusunda dünyanın sayılı ülkelerinden bir tanesi İsveç mesela Postakoda diye çok büyük bir markaları var ve bu dünyanın çeşitli ülkelerinde de satılıyor. Anı zamanda kamber alabilirsiniz İskandinavya genelinde olduğu gibi İsveçt’e de kamber çok yaygın. Bunun dışında İsveç’in kendi tahta atları var ahşap atları, ülkenin sembolü gibi görülen. Onun hediyelik eşyalarınıda değişik köşelerde bulabilirsiniz.

Alışveriş açısından pahalı bir ülke. Alışveriş yaptığınızda diğer ülkelerde olduğu gibi vergi iadesi alabiliyorsunuz. Eğer yolunuz Stockholm’e düşerse çok güzel alışveriş merkezleri bulunuyor özelliklede NK isimli mağazaları var. Orda da çok şık ürünleri bulmanız söz konusu ve şehrin belli bölümleri bizim İstanbul’daki Nişantaşı’na benziyor. Orada da çok şık butikleri ve önemli markaları bulmanız söz konusu.

İsveç’teki yemek kültürü nasıldır?

İsveç’te deniz ürünleri ağırlıklı bir mutfak söz konusu ve deniz ürünlerinin her çeşidini bulabilirsiniz. Özellikle somon balığı çok güzel, hering balığıda bulunuyor ve bunu sabah kahvaltılarında bile kullanıyorlar. Günün her saati deniz ürünleri yemek mümkün. Deniz ürünleri sevmeyenler için özellikle Stockholm çok kozmopolit bir şehir.

Dünyanın değişik mutfaklarından örnekler görebiliyorsunuz ve bunların arasında Türk mutfağı da var. Bizim döner kebapımızı çok sayıda köşede görmek mümkün. Kebap kültürüde Türkler sayesinde İsveç’e taşınmış durumda. Bunun dışında içecek olarak ta aquamit?isimli İskandinavya genelinde bulunan yaşam suyu dedikleri tahılın damıtılmasıyla üretilmiş bir içecekleri var bu da en popüler içeceklerinden bir tanesi mutfak kültürünün bir parçası olarak.

Paris Seyahati

Paris’te mutlaka görülmesi gereken yerler hangileridir?

Da Vinci Şifresi kitabı çıktığından beri insanlar Paris’e daha fazla ilgi göstermeye başladılar. Bazı insanlar, Da Vinci şifresinde bahsi geçen yerleri özellikle takip ediyorlar ve kendilerine ona göre bir rota oluşturuyorlar.

Gidilmesi gereken yerlerden birisi Şanzelize ki muhteşem bir bulvar. Şanzelize üzerinde yürüyüş yapıp, en azından alışveriş yapmasanız bile o görkemli mağazaların vitrinlerine gözatabilirsiniz. Bunun dışında Eyfel Kulesi‘ne çıkmak gerekiyor.

Eyfel Kulesi biliyorsunuz dünyanın en güzel yapılarından bir tanesi ve çok enteresan bir mimariye sahip. Tepesinden de muhteşem bir Paris manzarası var. Onun dışında sanata meraklı olan kişiler Orsay müzesine gidebilirler. Louvre Müzesi’ne gidebilirler. Louvre Müzesi‘nde özellikle Monalisa’yı görmek şart diye düşünüyorum. Leonardo Da Vinci’nin müthiş eseri. Bunun dışında Louvre Müzesi’nde binlerce eser var. Louvre müzesi dünyanın sayılı müzelerinden bir tanesi. Noterdam Katedrali de çok güzel. Noterdam Katedrali’ne de gidebilirsiniz.

Pompediu Kültür Merkezi değişik kültürel etkinliklerin yapıldığı bir yer. Orada da vakit geçirebilirsiniz. Monmart’a gidebilirsiniz daha bohem kısmıdır şehrin ve aynı zamanda Sakrekör dedikleri Kutsal Kalp Kilisesi de şehrin en güzel yerlerinden bir tanesi. Çok hoş da bir manzaraya sahip. Burası da görülmesi gereken yerlerden bir tanesi diye düşünüyorum.

Paris’te alışverişlerimizi nereden yapabiliriz?

Paris’te uygun fiyatta alışveriş yapmak mümkün. Özellikle sokak satıcılarında çok uygun şeyler bulabilirsiniz. Mesela sanata meraklıysanız sokakta tablo satanlar var, resim satanlar var ya da ufak sanat eserlerini halka sunanlar var belli bir ücret karşılığında.

Aynı zamanda Monmart’a gittiğinizde orda da sokak sanatçılarının eserlerini sattığını görebiliyorsunuz. Gayet uygun fiyatlarda sattığını görebiliyorsunuz.

Bunun dışında şehir merkezinden uzaklaştıkça daha uygun fiyatlı yerler bulmanız mümkün ve özellikle şehir dışındakilerdeki banliyölerdeki fiyatlar merkeze göre ucuz ve belli yerlerde haftanın belli günlerinde kurulan bit pazarları var. Bit pazarlarına gittiğinizde çok daha uygun alışveriş yapma imkanına sahipsiniz.

Paris pahalı bir şehir mi?

Paris pahalı bir şehir çünkü dünyanın en fazla tusrist gelen şehirlerinden bir tanesi. 25 milyon civarında turist geliyor. O yüzden Fransızların özellikle Parizyen dedikleri parislilerin burnu biraz havada. Onun için güzel bir bütçeyle gitmenizi tavsiye ederim.

En az bin Euro ya  yakın para lazım size. Eğer iyi restaurantlarda yemek yemek istiyorsanız, alışverişte yapmak istiyorsanız lapayet tarzı büyük mağazalarda paraya ihtiyacınız var. Yazla kış arasında çok büyük fiyat farklılıkları olmuyor çünkü neredeyse yaz kış herzaman şehri dolduruyoarlar.

Parise gideceğiniz zaman bir seyahat acentasını tercih etmeniz avantajınıza olabilir. Onların bağlantıları dolayısıyla fiyatları çok daha uygun olabilir yada internetten kendiniz oda ayırtabilirsiniz. Otel fiyatları genellikle yüksek ama şehir merkezinden uzaklaştıkça otel fiyatları düşüyor. Aynı zamanda yıldız sayısı düştükçe bunun fiyatlara etkiside olabiliyor.

Pariste yapacağınız extra turlar için paraya ihtiyacınız var. Müze girişleri için birçok güzel müzeler var. Müze de Orsay bunlardan bir tanesi. Ru müzesini tabiki hiçbir şekilde atlamamak gerekiyor.

Aynı zamanda bir kanal turu yapabilirsiniz Sen nehri üzerinde.Bunun isterseniz gece yapılanlarıda var yemekli olarak. Bunun için de belli bir parayı ki yemekli olduğu zaman doksanbeş Euro civarında tutuyor, onu yapabilirsiniz.

Disneyland var çok yakında gidebileceğiniz özellikle çocuklarınızla gittiğinizde görmeniz gereken yerlerden bir tanesi. Oraya gidebilirsiniz. Bunlarda beraberinde belli maliyetleri getiriyor. Eğer gece hayatına düşkünseniz çok güzel showların yapıldığı yerlerde Pariste mevcut.

Paris seyahatinde karşılaşabileceğimiz sorunlar nelerdir?

Fransızlar çok şövenist insanlar çünkü halen dünyanın en büyük ülkesinin kendi ülkesi olduğuna inanıyorlar. O yüzden de bu şövenizm dolayısıyla kendi dilleri dışında fazla dil konuşmuyorlar. Biliyorsunuz 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında Fransızca dünyanın egemen diliymiş fakat yerini İngilizceye kaptırmış ama fransızlar bunu bir türlü kabullenemiyorlar. Benim bu konuda şahsi bir tecrübem olmuştu.

Fransızca bilmediğim için ve konuştuğum kişi bana ingilizce bildiği halde fransızca cevap verdiği için bir keresinde Londra trenini kaçırmıştım. Bir sonraki terini beklemek zorunda kalmıştım. Gerçi bu genelleme herkes için geçerli değil ama maalesef fransızca bilmediğiniz zaman lisan problemi yaşayabiliyorsunuz her nekadar senede 25 milyon kişi gelsede. Bunun dışında her büyük şehirde olduğu gibi yankesicilik olayları görülebiliyor. Özellikle kalabalık yerlerde dikkatli olmakta fayda var.

Paris’e Türkiye’den nasıl gidilir?

Parise yaklaşık 3 – 3.5 saatlik uçuşla ulaşmak mümkün.Paris’e çok sayıda bağlantı mevcut. Türk hava yollarıyla airfransa ile gidebilirsiniz aynı zamanda çarta şirketlerininde Paris’e yolculukları, uçuşları bulunuyor. Yaz aylarında Türkiye’nin farklı şehirlerinden Paris’e direk uçuşlar da gerçekleştiriliyor. Paris’e yada Fransa’ya gitmeniz için schengen vizesine sahip olmanız yeterli. İlk giriş noktanız eğer Paris olucaksa bu vizeyi Fransız konsolosluğundan yada Ankaradaki büyük elçilikten almak mümkün.

Paris’te nerede kalabiliriz?

Paris’te eğer şehir merkezinde kalırsanız fiyatlar gerçekten çok yüksek onun için de şehir merkezinden biraz daha uzak yerleri tercih edebilirsiniz. En azından bütçesi kısıtlı olanlar bunu yapmak durumunda kalabilirler.

Paris’te çok güzel bir metro ağı var. İnanılmaz başarılı bir metro ağı var. Çok sayıda hat bulunuyor metro ağında ve dolayısıyla da şehir merkezinden uzak kalsanız bile şehir merkezine metro sayesinde çok daha çabuk ulaşmanız,çok daha kısa sürede ulaşmanız sözkonusu olabiliyor. O yüzden metroyu mümkün olduğu kadar  çok kullanmanızı tavsiye ederim.

Şehir merkezinin biraz dışında kaldığınız zaman yüzde elliye varan rakamlarla karşılaşabilirsiniz.Özellikle konaklama hizmetleri açısından çünkü gerçekten ciddi fiyat farkları olabiliyor. Nedenine gelince de merkezdeki otellere çok büyük talep var gelen turist sayısı çok fazla olduğu için.

Paris’in iklimi nasıldır?

Bana göre en güzel Paris bahar zamanı gidilmesi gereken bir yer. Özellikle nisan sonu mayıs başı gibi gittiğinizde hertaraf yemyeşil oluyor çünkü Paris parkları çok olan bir şehir ve baharın o güzelliklerini Paris’te yaşamak çok keyifli olabilir. Özellikle sevgilinizi götürmek istiyorsanız ve bu ayları seçerseniz ilişkinize çok büyük katkısı olabiliceğini düşünüyorum.

Yazın çok sıcak olabiliyor ve aynı zamanda çok da kalabalık olabiliyor çünkü çok ciddi sayıda turist geldiği için etraf turistten geçilmiyor. Onun için bahar aylarını tercih etmeniz bir avantaj olabilir. Kışın giderseniz de kışın baya soğuk bi şehir o yüzden de daha ziyade kapalı alanlarda ki çok fazla alternatif var. Vakit geçirmek lazım ama ocak, şubat ayları gibi gittiğinizde baya bi donabilirsiniz.

Yazın çok sıcak olabiliyor, kışında çok soğuk olabiliyor onun içinde  tedbirli olmakta fayda var ve tatil tercihinizi ona göre belirlemekte yarar var.